Onun dikkatini çekmek için yapmayacağım şeyi yaptım; harekete geçtim. Ve sanatçı ruhumu ortaya çıkardım. Sahiplerim bir tişört işine girmişler. Şimdi onlar için tasarımlar yapıyorum. Önüme kağıtları veriyorlar. Allah ne verdiyse… Yazıyorum, çiziyorum. Tasarımlar ummadığım kadar ses getirdi. Sahiplerim devamlı başımda: “Hadi Oli, bastır Oli.” Bir de her tişörtten az sayıda üretiyorlar, dolayısıyla devamlı yeni tasarımlar yapmam gerekiyor. Karşılığında da ne kemik ikramiyesi, ne tatil. Gözlerini hırs bürümüş. Neyse benim tek derdim, Milo. O bu tişörtleri benim tasarladığımı duysun ve benimle ilgilensin. Ha bir de bu adamlar ünlü rock grupları için de tişört tasarlamayı düşünüyorlarmış. Zaten metal severler. Yıllardır zangır zungur, paldır küldür. Kafam şişti.